Kahve Çekirdeği Tehlikede!

Kahve Çekirdeği Tehlikede!

Kahvesiz yapamam diyenler dikkat! Bir sabah uyandığınızda içecek kahveniz olmayabilir. Kahve tüketiminin her geçen gün artıyor ve kahve çekirdeği üretimini artık bu talebi karşılayamıyor! Ders arasında içtiğiniz Lattê veya misafirlikte ikram edilen Türk Kahvesi içtiğiniz son kahve olabilir. Biraz abartılıyor olabilir, ancak istatistikler kahve çekirdeklerinin talebin olağanüstü yükselişi ve iklim değişiklikleri gibi sebeplerden dolayı ilerleyen yıllarda büyük bir krize girebileceği yönünde. Henüz herhangi bir çözüm önerisi sunulmamasına rağmen kahvenin geleceğine dair bir takım öngörülerde bulunmak mümkün, ancak görünen o ki kahve gelecek yıllarda sadece zenginler tarafından tüketilebilen lüks bir içecek olma yolunda ilerliyor.

kahve çekirdeği

Hemen her markette rastlayabileceğiniz kahve adıyla satılan hepsi bir aradalar müstesna, gerçek ve kaliteli kahve çekirdeği üretimi artan talebi karşılamıyor. Özellikle büyük şehirlerde adım başı rastladığımız kahve dükkanları günden güne sayısını arttırıyor. Yan-yana, karşı karşıya sıralanmış ve genelde dolu olan bu dükkanların kahve tüketimini artırdığı rahatlıkla söylenebilir.

Aşağıda İngiltere’de geçtiğimiz beş seneyi kapsayan bir çalışma göreceksiniz. Bu çalışmada sadece Ingiltere’deki dünyaca ünlü altı kahve dükkanı (Caffe Nero, Costa, Greggs, Pret A Manger, Starbucks Coffe, Wild Bean Cafe) üzerinde yapılmış ve 2010-2015 yılları arasında nasıl ülke içerisinde yaygınlaştıklarını gösteriyor. 

kahve çekirdeği

Yukarıdaki çalışmayı Türkiye’de yaptığımızda özellikle İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir gibi büyük şehirlerde durumun İngiltere’den farklı olmadığını eminim sizde fark etmişsinizdir. Bu verileri tüm dünyada yapıldığını hayal ettiğimizde ise karşımıza korkunç rakamlar çıkacaktır.

İstatistiklerle Kahve Tüketimi:

Ünlü kahve şirketlerinden Illy ve bu şirketin kahveciler zinciri Illycafe’nin CEO’su Andrea Illy geçtiğimiz ay Bloomberg’e açıklama yapmıştı. Söylediklerine göre sadece geçtiğimiz ocak ayında 3.5 milyon çuval, kahve çekirdeği çuvalı, açık varmış. Yani 3.5 milyon kahve üretildiğinden fazla tüketilmiş. Illy’e göre bu seneki, 2016, kahve çekirdeği üretim-tüketim dengesini sağlamak için ekstra 40-50 milyon çuval kahve çekirdeğine ihtiyacımız olacak ve bunun nereden geleceğini bilmiyoruz.

Yiyecek ve içecekler için pazar analizi yapan Allegra Group’un yöneticisi Jeffrey Young, bugüne kadar kahve tüketimindeki artışının kahve çekirdeğinin ve yapılışındaki kalitenin artmasına bağlı olduğunu ancak bundan sonra bunu sürdürmenin pek mümkün olmadığını aktardı.

“Yüksek kaliteli kahveye olan şiddetli istek ve arzu, kahve üretiminin talebi karşılamayacağı anlamına geliyor” -Jeffrey Young, Allegra

Uluslararası Kahve Organizasyonu (International Coffee Organization), 2014 senesinde açıkladığı Arabica ve Robusta kahve çekirdeklerindeki üretim-tüketim grafiğinde tüketimin üretimin üstüne çıktığı görülüyor ve bunun zamanla üstel (exponensiyel) artmış olacağını düşündüğümüzde şu an ki durumun daha da vahim olduğu bir gerçek.

kahve bitiyor

Ayrıca Arabica ve Robusta gibi üst kalite kahve çekirdekleri üretim açısından da büyük zorluklar yaşıyor. Endonezya, Brezilya gibi ülkelerde yetişen bu üst seviye kahve çekirdekleri çok yüksek irtifalarda yetişebiliyor. Küresel ısınmanın etkisiyle değişen iklimin bu çekirdeklerin üretimini bir hayli zorlaştırdığı ve çok küçük alanlarla sınırladığı söyleniyor. Şaka gibi geliyor olabilir ama kahve konusu ciddi!

Tahrip ve tüketimde sınır tanımadığımız şu yüzyılda her gün bir başka yerden tehlike sinyalleri geliyor ve bu sorunlara çözüm bulmak için uğraşıyoruz. Elinizde tuttuğunuz kahveyi her yerde gördüğünüz için hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor olabilir, ancak bu gerçekleri değiştirmiyor. Önlem alınmazsa, henüz ne tür bir önlem alınabilir bilmiyoruz, bir gün içtiğiniz kahve son kahveniz olabilir. Şahsen ben yakın zamanda kahve dükkanlarının radikal değişikliklere gidebileceğini düşünüyorum. Mesela artık kahveden değil kafede oturmaktan para alabilirler. Yani kahvenizi alıp Starbucks’ta akşama kadar işlerinizi yaparken aynı otopark parası gibi bir ücrete tâbi olabilirsiniz.

oturma parası

Kahve fiyatlarına anormal zamlar gelebilir ve kahve varlıklı insanların tükettiği bir içecek olabilir veya kahveler aynı altın gibi sınıflara ve oranlara ayrılıp satılabilir. Yapay, kimyasal maddelerle bu oran dengelenebilir. Mesela %30 kahve gibi ürünler ortaya çıkabilir (bitter çikolatalarda oluyor ya hani %60 bitter gibi). Kahve çekirdeğinde yaşanabilecek bu çok olası krizi düşününce akla gelen ilk fikirler, beklentiler bunlar. Tabi ki farklı çözüm yöntemleri bulabilirler, ancak bu bahsettiğim oturduğun masaya para verme olayı Amerika ve İngiltere’de bazı kahvecilerde uygulanmış. Eğer olumlu sonuçlar alırlarsa bu uygulamanın yaygınlaşacağını düşünüyorum. Nitekim bu uygulama yukarıda bahsettiğim kahvenin varlıklı kesimce tüketilmesi ve kahve dükkanlarının son derece elit mekanlara dönüşmesi öngörüsünü destekler nitelikte. Düşündüğümüz zaman kahve tüketimi ile ilgili çeşitli suni maddelerin çoktandır kullanıldığı bir gerçek ve bu kahve çekirdeğinin kıymetlenmesi ile daha da zirve yapacak. Kahve gelecekte sadece zenginler tarafından tüketilebilen lüks bir içecek olabilir. Aslında böyle olması bir bakıma çok daha iyi çünkü kahveyi diğer gelir sınıflarına da hitap etmesini isteyenler kapitalizmin en çirkin yollarına başvurabilir. Makyavelist güdülerle satış planlarını ve kahve içeriğini değiştirebilirler ve bu çok çok kötü sonuçlar doğurabilir.

Perdenin Ardında Bekleyen Tehlike:

Aklıma gelen ancak üzerinde pek fazla düşünmek istemediğim bir başka şey, daha doğrusu gerçek olmasını istemediğim şey; kahve şirketlerinin üretim-tüketim dengesizliğindeki açığı fazla dillendirmeyip, hatta yayılmasına engel olup gizliden gizliye kahvenin kalitesiyle oynaması. Eğer bu yola başvurup gerçek kahve ile suni bileşenleri karıştırıp gizlice giderek daha yapay ve bir o kadar da kanserojen maddelerle kahve satışlarına devam ederlerse, bu küresel bir tehlikeye dönüşebilir. Nitekim bunun günümüzde dahi maliyeti düşürmek adına yapıldığını düşündüğümüzde gelecekte buna benzer bir yöntemin uygulanmayacağından asla emin olamayız. İşin kötüsü ise kahve şirketlerinin böyle bir şeye karar verdiklerinden ve uygulamaya koyduklarından haberimizin olup olmayacağı. Eğer bu yazı sizde bazı kaygılar uyandırdıysa ve bireysel olarak ne yapabiliriz diye sorguluyorsanız,  elinizdeki kahveye çok bağlanmayarak kendinizi olası tehlikelerden korumuş olursunuz. Şayet söz konusu şirketler bunu şu an bile yapmaya başlamış olabilir.

Uzay Çağı

Cevap verin